Büyük Sır Üstadı kitabı ve kuzgun / karga sembolizmi

Güncelleme tarihi: Kas 15

Yazar romancı Hervé M. Abajoli'den

Büyük Sır Üstadı - Magnum Opus Romanı yazmaya başladığımda farklı bir şey planlamıştım. Zaman ilerledikçe roman kendini önce yavaş yavaş bambaşka bir şeye dönüştürdü sonra yani sonuna doğru bir kere daha kendini dönüştürüp başkalaştırdı. Ama romanın temelini oluşturan kavramlardan belki de en önemlisi felsefi simyanın 4 temel safhası olan Nigredo (Siyah Evre), Albedo (Beyaz Evre), Citrinitas (Sarı Evre) ve Rubedo (Kızıl Evre) dörtlemesi ilk andan beri mevcuttu ve tüm yazım aşaması boyunca hiç değişmedi. Hala hazırda satılmakta olan Büyük Sır Üstadı - Magnum Opus ilk evre olan Nigredo sembolizmine dayanır. Yazmakta olduğum Büyük Sır Üstadı - Unus Mundus ise ikinci evre Albedo'ya dayanmaktadır.

Bundan sonra yazacaklarımı anlaşılır kılmak için yapılması zorunlu olan bu girişten sonra asıl konumuza girelim: KUZGUN

Felsefi Simya sembolizmini delicesine çalıştığım yıllarda, yanılmıyorsam Ortacağ'ın ehil simyacılarının birinin kitabında bir kaç kuzgun resmi görmüştüm. O zaman pek önemsememiştim. Daha sonra çalışmalarım ilerlediğinde bu kuzgun sembolizminin pek çok kitapta tekrarlandığını fark ettim. İlgim uyanmıştı! Ben de oturup 3 ayımı bu görünenin altında bulunan gizli dilin ne demeğe çalıştığını anlamaya ayırdım. Bir gize sahip olmanın gerçek değerini o günlerde kavradım. İnsanın kişiliğinin gelişmesinde 'giz' tuğlaları büyük işler başarıyordu. Gerçi bu tür deneyimlerin bireye yardımcı bir etkisi olduğu kadar, mahvedici bir etkisi de olabilir. Kişi bunları anlayamadığı, onlardan kendini kurtaramadığı ve onların üstesinden gelemediği için çok etkilenebilir. Hatta bilinçli kişiliğinden farklı bir yerlerden sudur ettiklerinin kısmen de olsa far­kına vardığı için onları mana, şeytan ya da Tanrı diye nitelendirir. Uzatmayalım. Kuzgun’un peşine düşmek beni çok yordu, korkuttu ama sonunda bunların karşılığını alabildim. Ve o günlerden sonra kuzgun yoldaşım oldu.


Buradan başlayarak ilk yol romanımın kapağına çıkıyor. İlk taslaklar bordo bir mandala (Sanskritçede büyülü daire demektir.) içeriyordu. Tasarımı sırasında aklını yitirmeye ramak kalmış tasarımcım Gamze’nin aklına ben mi yerleştirdim ya da kader mi bilemiyorum ama sonuçta onun bir sorusundan gelişerek bu günkü Kuzgun temalı roman kapağıma kavuştum.


Bununla kalmadı. Kitap yayınlandıktan sonra bir gün işyerimin altındaki kafede otururken genç bir kızcağız elinde bir karton kutu önüme dikildi. “Ben bunu nerede koruyabilirim?” diye soruyordu. Baktım kutunun içinde kanadı yaralı bir kuzgun yavrusu var. Kafenin en arkasında oturuyordum ve önümde aynı soruyu sorabileceği en az on kişi vardı. Neden beni seçmişti? Sonra kuzgunu büroya çıkarıp ertesi güne kadar balkona yerleştirdim. Sabah kızcağız alıp veterinere götürecekti. Sabah olduğunda kuzgun gitmişti ama içi boş beyaz bir yumurtayı olduğu yere bırakmıştı. O zaman anlaşılmazdı ama daha sonra gördüğüm bir rüya gizemi çözmeme yardım etti.


Şimdi de ezoterizm üzerine doktora yapmaya başlayacağı için tanışma şansını bulduğum okurum Gizem Songüler’in bana yolladığı mesajı diğer olaylarla birlikte düşünmemek imkânsız. “Yaralı bir karga yavrusu geldi beni pansiyonda buldu. Beni severse benim kargam olur.” diyordu. Günler geçti ve artık onun adı “İfrit” ve Gizem’in ruhunun totemi oldu. Ve ardından bu yayınladığım muhteşem fotoğraflar geldi. Hepinizle paylaşmak istedim.


Büyük Sır Üstadı’nın uykusuzluk yaptığını biliyorduk. Meğerse totem yaratma gücü de varmış. www.buyuksirustadi.com


Hervé M. Abajoli


#herveabajoli #büyüksırüstadı #karga #kuzgun #magnumopus #nigredo #bilinçdışıyayınları #kitapönerisi #psikolojiromanı #analitikpsikoloji #carljung




6 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör