ROMANIN YOLU

Hervé M. Abajoli’nin ilk romanı Büyük Sır Üstadı (Magnum Opus) 2013 -2017 yılları arasında yazılmış olup, Türk Roman tarihinde hiç denenmemiş bir alanda, 25 yıllık araştırma, 1.500 kitaplık özel bir kütüphane, 10.000 sayfalık kadim bilgiler taraması ve 6 yıllık bireysel bir hazırlık döneminin kristalizasyon çabasıdır.

Nurullah Ataç ustanın bir zamanlar dediği gibi: Pek büyütmeyin ama pek de küçümsemeyin yeter…

Yazar bir zamanlar şöyle yazmıştır:

En nihayetinde ilk romanım vücut buldu. 20.10.2016 günü saat 21:11 de son noktayı koydum. Bundan sonra küçük teknik muameleler dışında hiç bir yerine bulaşmamak için çaba sarf edeceğim. Mayıs 2013 ortalarında başlamıştım, bu da bizi 4 yıl gibi bir süreye götürür. Yaklaşık beş altı ay mecburi hizmet arası verdiğimi düşünecek olursak fiili olarak 3,5 yıl romanla yatıp romanla kalktım demektir. Toplam 1048 sayfa yazdım ve bunun yarısından fazlasını budamayı becerebildim. En zorlu sınavlarımdan biridir. Sonuçta ilk romanım takriben 360 – 380 sayfadan mürekkep olacak. Sanırım bir sene kadar önce uzunluğun okunabilir olmaktan çok uzaklaştığını kavradığımda aklıma Ayn Rand kitaplarını neden okumadığım geldi ve kapaktaki Büyük Sır Üstadı başlığının altına (Magnum Opus – 1. Kitap) lafını ilave ettim. Böylece birinci cildin Felsefi Simya'nın Nigredo, ikinci cildin Albedo ve üçüncü cildin Citrinitas/Rubedo safhalarını temsil ediyor olmasını düşledim. Bu da, teorik olarak, üç kitaplık bir serinin birinci kitabını okuyacağınız anlamına gelir.

Daha önceki yayınlarda temel kavramlardan bahsetmiştim. Bunların içinden 3 tanesi birinci kitabın ana temasını oluşturan köprü ayaklarıdır. 2 tanesi ise bazı sebeplerden dolayı Büyük Sır Üstadı’na dahil olamadılar. Tüm yazım maceram boyunca attığım her adımda iç dünyamın desteğini aradım. 20 sayfalık muhteşem bir bölüm iç dünyam tarafından onaylanmadığından şu anda bilgisayarımın kuytu bir köşesinde tekrar yeşereceği zamanın gelmesini bekliyor. Son tahlilde içime sindi ve dün gece yaşadığım çok ilginç bir olay bu içime sinme duygusunun iç dünyam tarafından da onayladığını bana gösterdi.

Nereden geldiği bilinmez bir cesaret ve küstahlıkla, yarattığım bu şeyin can bulup büyümesi ve başka ruhlara hitap edebilmeye başlaması ile aslında bir noktadan sonra onun beni hükümranlığı altına alacağını bilmek çok çetrefilli bir duygu çünkü yayınlandığında ben ona değil, artık o bana sahip olacak…

Son noktayı koyduğum bu anlarda, hiç ölmeyeceğini zannettiğim Büyük Sır Üstad’larının en bilgesi olan Leonard Cohen’in Bird On a Wire şarkısında ne demeğe çalıştığını anlamaya daha yakınım…Sanırım…

ROMANIN YOLU

Hervé M. Abajoli’nin ilk romanı Büyük Sır Üstadı (Magnum Opus) 2013 -2017 yılları arasında yazılmış olup, Türk Roman tarihinde hiç denenmemiş bir alanda, 25 yıllık araştırma, 1.500 kitaplık özel bir kütüphane, 10.000 sayfalık kadim bilgiler taraması ve 6 yıllık bireysel bir hazırlık döneminin kristalizasyon çabasıdır.

Nurullah Ataç ustanın bir zamanlar dediği gibi: Pek büyütmeyin ama pek de küçümsemeyin yeter…

Yazar bir zamanlar şöyle yazmıştır:

En nihayetinde ilk romanım vücut buldu. 20.10.2016 günü saat 21:11 de son noktayı koydum. Bundan sonra küçük teknik muameleler dışında hiç bir yerine bulaşmamak için çaba sarf edeceğim. Mayıs 2013 ortalarında başlamıştım, bu da bizi 4 yıl gibi bir süreye götürür. Yaklaşık beş altı ay mecburi hizmet arası verdiğimi düşünecek olursak fiili olarak 3,5 yıl romanla yatıp romanla kalktım demektir. Toplam 1048 sayfa yazdım ve bunun yarısından fazlasını budamayı becerebildim. En zorlu sınavlarımdan biridir. Sonuçta ilk romanım takriben 360 – 380 sayfadan mürekkep olacak. Sanırım bir sene kadar önce uzunluğun okunabilir olmaktan çok uzaklaştığını kavradığımda aklıma Ayn Rand kitaplarını neden okumadığım geldi ve kapaktaki Büyük Sır Üstadı başlığının altına (Magnum Opus – 1. Kitap) lafını ilave ettim. Böylece birinci cildin Felsefi Simya'nın Nigredo, ikinci cildin Albedo ve üçüncü cildin Citrinitas/Rubedo safhalarını temsil ediyor olmasını düşledim. Bu da, teorik olarak, üç kitaplık bir serinin birinci kitabını okuyacağınız anlamına gelir.

Daha önceki yayınlarda temel kavramlardan bahsetmiştim. Bunların içinden 3 tanesi birinci kitabın ana temasını oluşturan köprü ayaklarıdır. 2 tanesi ise bazı sebeplerden dolayı Büyük Sır Üstadı’na dahil olamadılar. Tüm yazım maceram boyunca attığım her adımda iç dünyamın desteğini aradım. 20 sayfalık muhteşem bir bölüm iç dünyam tarafından onaylanmadığından şu anda bilgisayarımın kuytu bir köşesinde tekrar yeşereceği zamanın gelmesini bekliyor. Son tahlilde içime sindi ve dün gece yaşadığım çok ilginç bir olay bu içime sinme duygusunun iç dünyam tarafından da onayladığını bana gösterdi.

Nereden geldiği bilinmez bir cesaret ve küstahlıkla, yarattığım bu şeyin can bulup büyümesi ve başka ruhlara hitap edebilmeye başlaması ile aslında bir noktadan sonra onun beni hükümranlığı altına alacağını bilmek çok çetrefilli bir duygu çünkü yayınlandığında ben ona değil, artık o bana sahip olacak…

Son noktayı koyduğum bu anlarda, hiç ölmeyeceğini zannettiğim Büyük Sır Üstad’larının en bilgesi olan Leonard Cohen’in Bird On a Wire şarkısında ne demeğe çalıştığını anlamaya daha yakınım…Sanırım…

BİZİ TAKİP EDİN
Image Image Image Image Image Image
Website by Marios Gnostis © 2017 - Yazar fotoğrafları by Murat Çelik © 2015